27 Ekim 2012 Cumartesi

Beril'den Seçmeler

Beril bugün tam 17 aylık oldu, ben Beril'in kelimelerini yazmayı erteledikçe, kelimelerin sayısı arttı da arttı, hergün yeni bir tanesi eklenir oldu.

Her bir kelime ayrı bir heyecan..

* Gel: Ağlamaklı bir gel diyişi varki..
* Baba: En kıymetlisi babası tabiki ilk kelimelerinden
* Dede
* Mama: Maaaammma diye üstüne basa basa söylüyor bunu da..
* Cici: Bugünlerde adın ne diye sorulduğunda cici diye cevap veriyor :)
* Ada: Adada demeyi de öğrendi Beril, anneanne yada dede nerde sorusuna adada diye cevap veriyor:)
* Nana: Anneden önce Nana dedi..:)
* Anne: Anneyi heyecanla beklerken, söylemedi de söylemedi Beril, cep telefonuma not almışım ilk anne 18 Temmuz:)
* Anneanne: Annnnane diye ve çoğunlukla bağırarak söylüyor bunu Beril:)
* Abi: Arabasıyla gezerken abi,abla, amca veya dede diye seslenmeyi çok seviyor Beril, %90 yaklaşıyor, şaşırıyorum:)
* Abla: Aplaya yakın bişey çıkıyor
* Amca
* Eylül
* Aysel
* Ercan
* Pembe: Benbe
* Mavi
* Yeşil
* Aydede
* Ayakkabı: Akkabıyı ilk kelimeler arasında duyduk, zor bence..
* Agga: Bu en eğlenceli kelimelerden biri; hadi gezmeye gidiyoruz diyince aggaaa, ardından akkabı peşinden geliyor. Akkabıyla değil arabayla gidiyoruz diyince de hın hın sesleri geliyor
* Atalay: Tatilde büyükbabasına hitap edemeyince Adalay hem samimi hem de kolay bir çözüm oldu. En komiği de ilk olarak amca diye hitap etmesiydi.:)
* Allah
* Amin
* Lamba: Bamba
* Havlu
* Çanta: Danta
* Kaka: gaga
* Meyve
* Teyze
* Karınca: Kitabımızda gördüğümüz karıncaları balkonda da görünce, Beril garıncayı söyledi hemencecik:))
*Azra: Azva
* Ayı: Ayıcık da diyor artık
* Ayşegül:
* Armut: Beril hem armuta hem elma ortak olarak Armi diyor:)
* Bitti
* Gitti-git
* Geldik: Yeni başladı Beril bunu söylemeye, yerinde söylediğinde çok komik oluyor
* Hadi: Genelde bağıra bağıra adiiii diyor:)
* İncir,ince,inci
* Babaanne: Babaanneyi bir türlü söyleyemedi Beril, en son çözümü bababa
* Mami: Babaanne diyemeyince Beril, Meral'i denedik ona da mami dedi:))
* Barbunya: Barbinyayı çok seviyor Beril
* Kestane
* Seccade
* Çiçek: çiçi
* Kedi
* Pencere
* Ceylin: Ciylin:)
* Zeynep: Pek Zeynep'e benzemese de neyneb gibi bişey söylüyor ama yine de bir anda seslenmesi gerektiğinde anne diyor.
* Zeytinyağı: Deydinyağ
* Atatürk: Adadüg:) Bunu da Heybeliada'daki Atatürk heykellerinden öğrendi Beril, en gurur verici kelimemiz de bu oldu..
* Ayna
* Bebek: Bibi, bebe karışık:)
* Biber: Bebi
* Anahtar
* Tavşan: buna bayılıyorum davşan diyor:)
* Ver
* Duygu: Dugu:)
* Utku
* Maymun: Maymiin
* Dergi
* Etek
* Habaaa: Birisi hapşurunca habaaaa diyor Beril. Yaz başında en çok dedesinin bazen de anneannesinin hapşuruklarına ağlayan Beril neyseki alıştı, habaaa diyerek devam ediyor..
*Her zebra resmi gördüğünde baba demesi de sanırım benim marifetim oldu, bak babanın gömleğine zebranın çizgilerine benziyor diye birgün söyledim, bu kadar aklında kalacağını hiç tahmin etmedim, kesinlikle unutmuyor ve her seferinde zebra resmi gördüğünde baba diyor:)))
* Bisikleti resimde veya dışarda gördüğünde abi diyor..
* Atları görünce deh deh deh diye zıplamaya başlıyor.
* Kuşları görünce gak gak gak
* Köpeklere hıv hıv hıv
* Banyo, havuz, deniz, su ile ilgili tüm konulara genel olarak cıb cıb cıb diyor

Bunların dışında bir grup daha varki en eğlencelisi onlar; Beril'in kendinden çok emin olarak söylediği ve aslında hiç alakası olmayanlar. Tabi biz çabalarından dolayı takdir etmeye devam ediyoruz onu:))

18 Ekim 2012 Perşembe

Beril her geçen gün daha akıllanıyor, daha çok anlıyor, daha çok anlatıyor. Bununla beraber her gün huy değiştiriyor. Hep beraber yemek yerken seve seve oturduğu mama sandalyesine artık oturmaz oldu. Bizim yanımızda koltukta oturmak istiyor, çünkü çabucak yemeğini yiyip kalan zamanda ya koltuğun üzerinde zıplıyor, ya sırtımıza çıkıyor. Ehh mama sandalyesinde oturmak sıkıcı tabi. Hiç Beril'e göre değil durmak....

16 Ekim 2012 Salı

Pazartesi Sendromu

İşe başlayalı tam bir ay oldu, Beril'in bir çok ilkine tanık olma şansım oldu. Artık işe gidiyorum ve tabiki bazılarını kaçırıyorum, akşam olabildiğince vakit geçiriyoruz, kitapların resimlerine bakıyoruz, çizim tahtasını karalıyoruz, oyuncaklarıyla oynuyoruz. O kısıtlı saatlerde eğer Beril kızgınsa, biraz zorlanıyoruz. Beril biz yokken keyfi çok yerinde, ama biz gelince özellikle de pazartesi akşamları oluyor bu, kıyameti kopartıyor. Haftasonu uzun uzun vakit geçirdikten sonra, pazartesi sendromu oluşuyor kuzuda..


Yazı tahtasının damgalarından birisi eksik ve bu Beril'i çok sinirlendiriyor, boş kalan damganın yerini parmağıyla gösterip bağırıyor, nerde bu dercesine:)))

8 Ekim 2012 Pazartesi

Uyku Hali

İlk kelimeler çoktan döküldü Beril'in ağzından. 30-40 kelime arası bir kelime dağarcığı var Beril'in.. Babayla başladı, gel, dede, mamayla devam etti, ayakkabı, barbunya, karıncaya ulaştı, orangutanı bile söylemeyi deniyor hala, pek tutturamasa da..

Anne, baba, dede gibi ilk kelimelerin hemen ardından gelen ilk uzun heceli kelimenin ayakkabı olması da ileride hatırlamamız gereken bir nokta olabilir :))

Buraya kadar herşey normal de, sayıklamak noluyor kuzum, önce bir gündüz konuş, uyurken de devam edersin daha sonra..

Eeh Beril bu, hep heyecanlı, hep telaşlı :)

3 Haziran 2012 Pazar

Doğada Kahvaltı

Pazar sabahı Bilal'in eski ofis arkadaşlarıyla Polonezköy Country Club'ta kahvaltıdaydık.
Etrafta dolaşan değişik hayvanlarla tanıştı Beril, en çok da eşek iz bıraktı hem Beril'de hem bizde.. Beril'in elinden salatalığını kapınca eşek, Beril hayvan sevgisini unuttu ve bu hiç beklemediği hareket karşısında başladı ağlamaya, neyseki kısa sürdü:))

Biz yine açık büfe kahvaltının tadını çıkartamadık Bilal'le, neyseki ikimizin de hiç ihtiyacı yok :))
 Bu da böyle bir model salıncak:))
 Beril'in İstikbal göklerdedir hareketi, biraz ağlak olmuş bu seferlik...
 Beril Asu'yu çok sevdi, paylaşmaktan pek hoşlanmadığı da bakışlarından belli:))

Isınma turları..
Ooooh Müslüm'le de kaynaştık..
Çok ümitlendik Beril uyur diye, hayal bile kurduk; uyursa hemen hamak alırız diye...
Beril ilk başta hamaktan çok keyif aldı, ancak kalkmak isteyip de kalkamayınca bu durumdan hiç hoşlanmadı.
Asu'yla eğlenceli dakikalar..

Arabada çok sıkılan Beril'in, oto koltuğuyla ilk yolculuğu fena sayılmazdı. Giderken kıyameti koparmasına rağmen, günün yorgunluğuyla beraber, dönüşte koltuğuna oturduktan 2 dakika sonra uyuyakalması günün sürprizi oldu bizim için..
Derkeeeen günün en büyük sürprizi, öğleden sonra eve gelince yaşandı...

2 Haziran 2012 Cumartesi

Pizza Zamanı

Cumartesi akşamüstü Eda ve Çağda bize geldiler. Beraber yemeğe gittik, ardından da diğer lise arkadaşlarımızla buluştuk. Tabi gecenin son kısmında Beril bizimle değildi.
Beril sık sık masanın altında.. Kutusundan çıkarttığı mendilleri, aynı özenle kutusuna yerleştirirken farkettik Beril'i, bizim evde peçete kullanırken 2 defa düşünün derim artık:)
Masada pek birarada oturamadık aslında, birisi kesin Beril'le beraber ayaktaydı:))
İki arada bir derede en güzel pozları da verdik yine:)
Beril her gittiği yerde yürümeye çok istekli ve biz de yemek boyunca nöbetleşe Beril'i restaurantta yürüttük, Beril sayesinde restauranttaki tüm bebekli ve çocuklu ailelerle ister istemez tanıştık :))
Napoli pizzaları da pek güzeldi, Napoli'de yediklerimiz kadar olmasa da Bağdat Caddesi'nde ancak bu kadar olur:))
Styling bana ait değil, restaurantın sayfasından aldım :))
 Ve Beril için Cumartesi gecesi bitmek üzeredir...

Yürüteç Mi !!!!

Yaratıcı Türk gencinin yürüteci elinden alınırsa; yılmaz, gözüne kestirdiğini kendine yürüteç beller..
Fotoğraf yetmez durumu anlatmaya...
Banyo sonrası saçlar, Küçük Hüsamettin'i aratmıyor..

25 Mart 2012 Pazar

Pazar Sefası-Günün Devamı

Bu Pazar güneşli bir pazar, bol sefalı bir pazar; güzel kahvaltımızın ardında Duygu, Utku ve Evren'le beraber sahildeyiz.

Ve bu Pazar Beril ilk defa kaydırakla tanıştı. İlk başta pek bir tepki vermese de, kısa bir süre sonra hem kaydırak hem de etrafta bu kadar çok çocuk olması çok hoşuna gitti.

Gözleri korumaya alalım şimdiden. Duygu'yla Beril'in kankiliğinin temelleri meğer bu günlerde atılıyormuş, şimdi şimdi anlaşılıyor :))

Ahhh bu kediler, kediler; hiçbiri mi sevdirmez kendini..



Pazar Sefası

Pazar günü Eskişehir'den gelen babaanne ve büyükbabayla kahvaltıya gittik.Beril sonlara doğru sıkılmaya başlasa da; biz büyük bir keyifle kahvaltımızı yaptık:)) 

Babaaannenin sürprizi çiçekler, masamıza renk kattı..
Büyükbabayla karşılaşıp, alışıp, ayrılmak çok kısa sürüyor her seferinde malesef :(
Beril'i ters oturtunca bu şekilde geziyor, bu anı kaçırmamak lazım:)))

24 Mart 2012 Cumartesi

Bir Cumartesi Klasiği

Yamaha Müzik Okulu'nda her cumartesi takip etmeye çalıştığımız dersimize bu hafta babaanne de bizimle eşlik etti; Beril yaşıtlarıyla tanışmanın, babaanne Beril'le eğlencenin, ben de doya doya fotoğraf çekebilmenin keyfini çıkarttım.


19 Mart 2012 Pazartesi

Eczane Ziyareti

Teyzenin eczanesine ziyarete gittik..
Şemsiyeyle ilgili dersler aldık :)
Dila'yla tanıştık, çabucak kaynaştık..
Çok dikkatle izledik Dila'yı, öğrenecek çok şey vardı Dila'dan..



 Fotoğraf çeken mavi maymunu sevdik..
Gelmişken boş durmak olmaz, biraz da reçetelere yardım edelim


Kediyle keyifli dakikalar..